in

Türkiye Çalışırsa Olacak!

Siyasete bulaşmayayım, bir kenarda oturup olan biteni izleyeyim diyorum ama canım acıyor, yüreğim kanıyor.

Öyle bir ülke haline geldik ki, basını basın değil, lideri lider değil, çalışanı tamahkar değil, zengini kanaatkar değil, işçisi, aşçısı, emeklisi yapıcı değil…

Her gün evimize bir ekran aracılığıyla konuk olan tüm başbakan adaylarının ağızlarında aynı kelimeler…

[box type=”error” align=”” class=”” width=””]Tek yapman gereken bana oy vermek. Sonra yaslan arkana ve ülkeyi nasıl da şahlandıracağıma bakın. Siz hiçbir şey yapmayacaksınız, bana oy vereceksiniz ben her şeyi yapacağım. Siz normal rutin hayatınıza bakın…[/box]

Benim beklediğim başka şeyler esasında.

Başka cümleler…

Hani “Ben ne yapabilirim tek başıma? Siz olmadan, bütün olmadan, birlikte çalışıp çabalamadan nasıl başarılı olabilirim ki? Ülkeyi sadece “siz” bir yerlere getirebilirsiniz!” diyen bir lidere* rastlamadım.

(*Liderlik te ayrı bir meziyet. Onu bir başka zaman anlatırım.)

[box type=”success” align=”” class=”” width=””]Türkiye’yi sadece ve sadece sen çalışırsan bir yerlere getirebilirsin. Üretirsen bir yere gelebilirsin. Ülkenin başındaki lider tek başına yetemez, sizler kendi kaderinizi kendiniz belirlediğinizde muhasır medeniyetler seviyesine gelebiliriz.[/box]

diyenler yok…

[box type=”success” align=”” class=”” width=””]Ülkeye parayı ben getiremem. Ancak sen ihracat yaparak getirebilirsin. Benim getireceğim para ancak borç para olur. Yalancı bir zenginlik yaratırım. Sen ihracat yaparsan kalıcı zenginlik gelişir.[/box]

diyen de yok…

“İhracatı artıracağım!” diyen başbakan adayları görmedim değil…

“İhracatı artırın!!!” diyen başbakanlar yok…

“Çalışın, daha fazla çalışın!” diyen başbakan lazım…

[box type=”warning” align=”” class=”” width=””]Ey memleketimin güzel insanları;
Herşey sizin elinizde, ben size sahip olduğunuz zekâyı, kudreti hatırlatmaya geleceğim sadece… Benden bir şey beklemeyin. Ben bir şey yapamam ancak, sizi birleştirir, bütünleştirir ve bir hedef veririm, oraya da sadece siz gidebilirsiniz…[/box]

Benim duymak istediklerim tam olarak bu…

80 milyon genç ve dinamik nüfuslu Türkiye olarak oturduk, ülkenin kalkınması için haftalardır dandır dungur müzikli otobüslerin sokakları kirletmesine, huzurlu yaşamlarımızı talan etmesine göz yumup, bir elin beş parmağını geçmeyen “sipariş adaylardan” bizi kurtaracağını düşündüğümüz Süpermenvari bir adam seçmeye çalışıyoruz…

Bunun ürkütücü tarafı ise, o adamlar da bu işi kendilerinin yapabileceğini zannediyor ve daha korkuncu biz de öyle zanneder hale getirildik…

Yollar, okul binaları, havaalanları ve benzeri bizler kullanalım diye üretilen altyapılardır. Bunların üstünden milletçe projeler kaydırmak, fikirler üreterek geçmek, faydalı modeller yaratıp, daha fazla çalışmak gerekir. Memleketin en üst düzey yetkilisi (gelmiş geçmiş hepsi) 80 milyon genç ve dinamik nüfusu oyalamaktan başka neye yarar?

Bizlere imkânsız gibi görünen, göz kamaştırıcı ve önümüzdeki onlarca yıl boyunca canla başla çalışacağımız toplumsal bir hedef lazım sadece…

Yaparız evvelallah… Gururumuzu okşa, inandır, motive et… Yalnızca motive et…

Bizler muhtaç olduğumuz kudretin nerede olduğunu Mustafa Kemal Atatürk’ten öğrendik ve buralara kadar geldik… Bundan sonrası karanlıkta kalmasın diye tüm çabamız…

Örneğin, savunma sanayinde bir takım gelişmeler oluyor, ama başbakanın “bunu biz yaptık” “biz ettik” diye lansmanını yapması kanıma dokunmuyor değil. “Bunu benim milletim yaptı” demesini beklerim hep…

Her şey aslında çok basit…

Türk milleti çalışkandır! Türk milleti zekidir! diyen o dahi adam gibi olun biraz, hepsi bu…

Milletin gücünü tüketmek yerine, kullanmaya fırsat tanımadığınız kudretin sadece kendilerinde olduğunu hatırlatın yeterli…

Değerli oy verenler;

“Dedenizin partisi” diye, “asgari ücretim artsın da etliye sütlüye karışmayayım” diye, “kredi borçlarım silinsin yeter” diye veya “ülkeyi bu dindarlardan kurtaracağız” diye su götürmeyen sebeplerinizle oy veriyorsanız, bilin ki sistem sayenizde çoktan çökmüş ve bir sağa bir sola çarpa çarpa, hiçbir şeyi bir adım ileri götürmeyecek, sonu olmayan bir zaman kaybına dönüşmüştür…

Böyle bir sistemin de “kendi hayallerimizdeki” lideri üretip karşımıza getirme şansı kalmamıştır…

Herkes şunu iyi bilmelidir ki, Türkiye’nin doğru ve sağlıklı geleceğini ancak ve ancak 7’den 70’e “çalışan, üreten, dinamik bir halk” belirleyebilir…

Onun dışındaki her şey teferruattır…

hakan-kesiciler

Ne düşünüyorsun?

0 puan
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Sofra Muhabbeti

Akhisar’da Tenis