in

Artun Ünsal – Biz De Sizi Sevdik!

[dropcap]A[/dropcap]khisar Ticaret Borsası önderliğinde, Akhisar Belediyesi, Türkiye İhracatçılar Meclisi, İzmir Zeytin Dostu Derneği ve 14 sponsor firmanın desteği ile yapılan I. Akhisar Zeytin Hasat Şenliği’ni yakından takip ettim. 2 gün süren etkinlikler kapsamında Akhisar’ın öneminin vurgulanması için ellerinden geldiği kadarıyla çaba sarf eden tüm yetkililere ve sponsorlara bir Akhisarlı olarak teşekkür ediyorum.

Kısa bir zaman zarfı içerisinde Akhisar’da ağırladığımız ulusal ve yerel medya temsilcileri ile panelistlere da ayrıca teşekkür etmek gerekiyor. Akhisar bu organizasyonda bir şeyler anlatmak için çabaladı. Şimdi 10.275.000 adet zeytin ağacı bulunan “Zeytinin Başkenti” Akhisarımızı samimi bir dille ifade etme sırası onlarda.

Bu değerli organizasyonun birincisini gerçekleştirmek için atılan ilk adım, bizler için güzel ve keyifli bir sınavdı. İlk sınavın soruları zor, ama çözümleri kolaydı.

Şimdi oturup dersimize çalışmaya başlıyoruz. Başlayacağız ki 2. Akhisar Zeytin Hasat Şenliği’yle sesimizi daha gür duyuracak, birbirine kenetlenmiş, organize bir yapıyla zeytinimizi daha iyi tanıtacağız.

2 günde edindiğim güzel ve samimi dostlukların, bu işin ne kadar güzel bir amaçla yapıldığının ve Akhisar için mücadele eden birilerinin “halen var olduklarının” farkına varıyorum.

Pazar günü sabah kahvaltısında beraber olma fırsatı bulduğum gurme-yazar Artun Ünsal’ın gün boyunca Akhisar’da gördüğü eksikleri bizlere iletmesi, ve bu eksikleri Akhisar’a zarar vermeden düzeltilmesi için çaba sarf etmemizi istemesi, sadece Akhisarlıların değil, başkalarının da bu kent için bir şeyler yapma isteğinin var olduğunun iyi bir ispatıydı bana göre.

Yıllardır Hürriyet Gazetesi’nden takip ettiğim Artun Ünsal’ın Akhisar’dan ayrılırken bana “Sevdim seni çocuk” deyişi Akhisar’ın bir evladı olarak beni duygulandırdı.

Sizleri uğurlarken bir şeyler söylemeye pek fırsatımız olmadı sanıyorum.
Hazır bu yazıyı yazmışken söylemeliyim,

Biz de seni sevdik Artun Ünsal!

Hepinizi sevdik!

Tüm basın mensuplarını, tüm panelistleri, tüm misafirleri…

Akhisarlıların kapıları sizlere ardına kadar açık.

İyi ki geldiniz! Yine bekleriz!

Yolunuz açık olsun…

Dip Not:
Artun Ünsal hakkında detaylı bilgi sahibi olmak istersiniz diye düşündüm.

Artun Ünsal 1942’de İstanbul’da doğdu. Ankara Koleji’nden (1961) sonra, Paris Üniversitesi Hukuk Fakültesini 1966’da, Siyasal İncelemeler Enstitüsünü (Sciences-Po) 1967’de bitirdi. Gene Paris Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 1970’te Siyasal Bilim doktorasını tamamladı. 1970-1973 yılları arasında Hacettepe Üniversitesinde, 1975-1982 yılları arasında Ankara Üniversitesi SBF’de çalıştı. 1982 sonunda akademik kariyerine ara verip Hürriyet Gazetesi’ne girdi, 1986-1992 yılları arasında bu gazetenin Paris temsilciliğini yürüttü. Bir dönem de (1972-1986) Le Monde ve Journal de Genève gazetelerinin Türkiye temsilciliklerini yaptı.
1994’te Galatasaray Üniversitesi’nde öğretim üyeliğine atanan ve Boğaziçi Üniversitesi’nde de dersler veren Prof. Dr. Artun Ünsal’ın Siyaset ve Anayasa Mahkemesi (1980), Kent ve Siyasal Şiddet (1982; Ruşen Keleş ile birlikte), Benim Lokantalarım (YKY, 1996), Süt Uyuyunca (YKY, 1997), Ölmez Ağacın Peşinde (YKY, 2000) başlıklı kitapları yayımlandı.
Fransa’da yayımlanan çalışmalarından biri İstanbul la Magnifiquetir (Beyhan Ünsal ile birlikte); Türkiye’de de yayımlanan öbür ikisiyse, Chronique dune Famille Anatolienne (1989; Türkçesi: Kâmil ile Meryeme Dair, Afa, 1991; YKY, 1996) ve La Vendetta’dır. (1990; Türkçesi: Kan Davası, YKY, 1995). Hürriyet ve daha sonra Posta gazetelerinde haftalık lokanta eleştirileri yazmayı sürdüren Artun Ünsal’ın, Osmanlı mutfak kültürü üzerine yaptığı incelemeler çeşitli dergilerde yayımlandı.
Geleneksel Türk mutfağı konusunda yurtiçi ve yurtdışında çeşitli toplantılara konuşmacı olarak katılan Ünsal, TRT 1’deki “Damak Tadı”nın ardından, NTV’deki “Life Style” programında da danışman-sunuculuk yaptı.
NTV’de yayınlanan “Altın Sıvının Öyküsü” ve “Süt Uyuyunca” belgesellerini de hazırlayan Ünsal, Türkiye’nin yerel, kültürel değerlerinin ve ürünlerinin bilinmesi ve korunmasının günümüzün globalleşen dünyasında giderek daha da önem kazandığı inancıyla, Anadolu yolculuklarını heyecanla sürdürmektedir.

Ne düşünüyorsun?

0 puan
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

1 Yorum

Yorum Yaz
  1. Sevgili Hakan çocuk,

    Ne kadar da naziksin. Beni şımartmışsın adeta. Ellerine sağlık. Resim de harika olmuş. Gerçekten de ben buyum, bir kedinin dostluğunu bile önemseyen… Doğa, insanlar ve ötekileri, bizler bir bütünün minnacık parçalarıyız. Önemli olan paylaşmak, sahip olmak değil.
    Başarı dileklerimle, gözlerinden öperim. Halil Vehbi Bey ve tüm Akhisar’lı dostlarımıza gönülden selam.
    Artun Ünsal

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Son Hatıra

Tahir Ün Caddesi