• in

    Gerçek Çağlak Festivali Ne Zaman?

    558 yıl… Dile kolay.

    15. yüzyıldan bu yana Akhisarlılara özgü bir bayram niteliğinde gerçekleştirilen Çağlak Festivali’nde, Akhisar halkı sabahın erken saatlerinde hazırladıkları yiyecekleri de yanlarına alarak, mesire alanlarına akın ederlerdi. Akşam saatlerine kadar yenir-içilir, genç kızlar ve delikanlılar en yeni ve güzel elbiselerini giyip adeta görsel bir şölen düzenlerlerdi. Tüccar ve çiftçiler Akhisar’a özgü mal ve ürünlerini açtıkları sergilerde satışa çıkarırlardı…

    Annemizden, babamızdan, dedelerimizden dinlediğimiz öyküler, anılar, hatıralar her daim yüzümüzü güldüren şeylerdi.

    O günler ne güzel günlerdi…

    Sahi geçmişten bahsetmişken “558. Çağlak Festivali” ne zaman yapılacak?

    Şu an yapılanın adı ne oluyor bilmiyorum ama Akhisar halkı “gerçek” Çağlak Festivali’ni bekliyor.

    Görüyoruz ki, bir “kültür festivali” olarak ortaya çıkan Çağlak, her geçen yıl daha da ticari bir misyona bürünerek, yapaylaşıp gözlerimizin önünde eriyip gidiyor.

    Çok değil, 90’lı yılların sonları…

    Benim çocukluğumda kitap satıcılarından bol stant yoktu. O günlerdeki gibi, birbirine poğaça çay ikram eden yerel satıcılar, parkta gitar veya saz çalıp şarkılar-türküler söyleyen gençler de kalmadı.

    Bugün geldiğimiz noktada Akhisar Gölet alanındaki 20-30 stant dahi maalesef doldurulamadı.

    Yüzlerce stantın olduğu, onlarca okul kermesinin yemekler yapıp dağıttığı, yöresel ürün satan sanatçıların, müzisyenlerin, “oda ve derneklerin” bile yer aldığı yılların ardından, bugün 3-4 dakikada gezilebilen stantların neredeyse tümünde penyeci ve milyoncular yer almakta.

    Çağlak Festivalini canlı tutmak ve geliştirmek için hiç emek verilmediği çok ortada.

    Festival böyle devam ederse sadece geçmişteki güzel günlerin anılarında hatırlanacak.

    558 yıldır süren emanetin vebali kim bilir kimlere kalacak…

  • in

    Akhisar “KÖY” Olsun!

    Akhisar’ı “KÖY” ilan edelim diyorum. Neden mi?

    Toz toprak içinde caddelerimiz, sokaklarımız var.

    Tozu yutup sesleri kısılmış, gözleri alerjik akıntıya maruz kalmış, sağlığı risk altında vatandaşlarımız var.

    Atıl durumda bir “Kız Meslek Lisesi” binamız, “Eski Belediyemiz” var.

    3 ana caddemizde (Tahir Ün Caddesi, Nakliye Caddeleri) daha fazla dayanamayıp kepenk indiren onlarca esnafımız var.

    Merkezin orta yerinde geceleri zindan gibi dolaşılan lambası, direği olmayan sokaklarımız var.

    Sokaklarına büyük gelen gıcır gıcır dolmuşlarımız var.

    Müzemiz de var hem.

    Akhisar’daki kazılarda bulunup Dünya’nın bilmem kaç memleketine kaçırılan tarihi değeri yüksek eserlerimizin yer almadığı müzemiz yani.

    Koordinasyonlu çalışma nedir, hangi iş planlanarak yapılır bilmeyen ya da bilip beceremeyen yönetimlerimiz var.

    30 küsür yıldır atıl durumda olan çalışanlarının neredeyse hiç çalışmadan emekli olduğu “Sigara Fabrikamız” var.

    Kendi ilinde yapılaşmış bir devlet üniversitesi olduğu halde 2-3 binayı restore edip arkasına devlet desteğini almadan tek fakülte ile üniversite kurmaya cesaretli, “içinde daha önce üniversite kurmuş akademik üyesi olmayan” Üniversite Kurma ve Yaşatma Derneği’miz var.

    Kocaman şehirde iki adet resmi otoparkımız var.

    Çoğu zaman çalışmayan trafik lambalarımız var.

    Trafik sorunumuz da var mesela.

    “Hergelen Meydanımız” var ki ender güzellikteki meydan olduğu için “köy meydanı” yapılmaya hakkı var.

    Kentsel Dönüşüme uğramamış, 1930’lu yıllarda yapılmış on binlerce kerpiç evimiz var.

    1991 yılında temeli atılıp, neredeyse 26 yılda sadece fabrikaları getirtmeyi başarabildiğimiz, altyapısı, arıtması, caddeleri daha son 4-5 yılda çözülebilmiş Organize Sanayi Bölgemiz var.

    Kötü olan her şeyi iyi gibi gösterme özelliğimiz var.

    Satıp satıp belediyeye sermaye yaptığımız bağımız, bahçemiz, tarlalarımız var.

    Daha neyimiz eksik ki köy olmaktan?

    O zaman “KÖY” olalım kardeşim.

    Hem biz her olan bitenin bize layık olduğunu düşünürüz, hem de siz sayın yöneticilerimiz, her şeyi zaten “olması gerektiği gibi” yapmadığınızdan mutlu mesut yaşar gideriz…

    İl falan da yapamadık zaten.

    Yarından tezi yok gidip “KÖY” olmak için başvuralım diyorum.

    Ne dersiniz?

  • in

    Üç Tayyare

    once-akhisar-platformu
    Önce Akhisar Platformu Logomuz

    Birkaç yıldır olumlu görüşlerin belirtildiği Facebook gruplarımız var.
    Bu gruplarda Akhisar sevdalısı vatandaşlarımızla birlikte yorumlarımızı paylaşıyor, Akhisar’ın olması gerektiği noktaya taşınması için yapılması gerekenleri masaya yatırıp tartışıyoruz. Öyle güzel katılımlar, yorumlar oluşuyor ki; her dakika kim ne yazmış, hangi yaramıza dokunmuş takip eder hale gelmiştik. Artık bu güzel paylaşımları somut adımlara dönüştürme ihtiyacı oluşmuştu. Birkaç aktif Akhisar’lıyla başlayan bu güzel sohbet ortamı artık bir platforma dönüşmüştü. En aktif takipçilerden sayın Mustafa Alhat‘ın önerisiyle bu platforma “ÖNCE AKHİSAR PLATFORMU” adını layık gördük. Tüm arkadaşlarımız bu hususta hemfikir olunca İsmail Caner‘de sağdaki güzel logo tasarımı ile projemizi taçlandırmış oldu.

    Artık “ÖNCE AKHİSAR PLATFORMU” daha çok sorumluluk bilinciyle hareket etmeye başlamalıydı. Ve çok kısa sürede ilk projelerimizden biri olacak olan “Akhisar’ın 3 Tayyare Hikayesi” sayın Dr. Tuncay Şen tarafından platformda tartışmaya açılınca, herkes bu proje etrafında toplandı. Projenin üyeler tarafından sahiplenildiğini gördüğümüzde, yapılan girişimin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha hissetme şansına kavuştuk.

    Akhisar’lılık böyle bir husustu işte…

    Bir kentin iyiliğini istemek, kentin eksiklerini konuşmak, değişim öncüsü olmak, tarihine ve kültürüne önem vererek gelecek kuşaklara aktarmayı istemek, Akhisar’lı olmanın verdiği o yüce gururun bir nev’i dışa vurumudur.

    Günümüzde “Akhisar halkının 1930 yıllarında Türk Ordusuna bağışladığı 3 adet uçak vardı” desek; yediden yetmişe büyük bir kesimin bu konu hakkında bilgisinin olmadığını görmemiz kaçınılmazdır. Umuyoruz ki, biz bir avuç dolusu Akhisar sevdalısı ve tüm Akhisar’lılar tarihine sahip çıkacak, geçmişteki gururlu hatıralarımızı gelecek kuşaklara aktarma misyonunu üstlenmek için çaba sarf edecektir.

    İlk hedefimiz bu bağış uçaklar hakkında çok kapsamlı bilgi ve belgeye ulaşarak arşiv niteliğinde bir döküman oluşturmak. Sağolsunlar Eski komutanlar, Askerler, Uçak Pilotları, Sivil Havacılar, Türk Hava Kurumu, Havacılığa gönül vermiş bir çok değerli insanın da aktif katkısıyla bu hedeflerimize adım adım ulaşacağız.

    İkinci hedef olarak bu uçaklarımızın birer modelini üretip Akhisar’ımızın belirli konumlarında sergilenmesini sağlamak ve anıtlaştırmaktır. Bu hususta da kapsamlı araştırmayı başlatmış bulunmaktayız.

    Model uçak ustaları çocuklara yönelik uçakların birebir maketlerini hazırlayacak, gençlerimizin de tarihte yaşanan bu yardımseverliği, birlikteliği, paylaşmanın önemini kavramaları için elimizden geleni yapmaya çalışacağız.

    İnanıyoruz ki, yerel ve genel yönetimde bulunan idari yetkililer de bu konuda desteklerini Akhisar’lılardan esirgemeyeceklerdir.

    Aşağıda “ÖNCE AKHİSAR PLATFORMU” Facebook sayfamızı takip edebileceğiniz bağlantı adresini paylaşıyorum.

    https://www.facebook.com/groups/704704139668413/

    Ayrıca konu ile ilgili sayın Dr. Tuncay Şen‘in araştırma dosyasını köşe yazısında kaleme aldığı bağlantı adresini de altta bulabilirsiniz.

    http://www.akhisarhaber.com/akhisarin-gonlunden-goklere-3-tayyare-885yy.htm

    Akhisar’da böyle heyecanlı insanların olduğunu bilmek bile geleceğe umutla bakmamıza vesile kaynağı…

    Her ne olursa olsun, kim olursa olsun, Akhisar’a bir yudum su veren elleri öper bu kent!

    hakan-kesiciler

    once-akhisar-uc-tayyare-projesi-ucak-3

  • in

    Üvey Evlat Akhisar!

    Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün.

    Geçtiğimiz günlerde Manisa ve İlçelerinde görev yapan basın temsilcileri ile bir araya geliyor.

    Salon tıklım tıklım dolu. 2016 yılında hizmet yağacağını anlatıyor.

    16 ilçe mutlaka var cümlelerinin içinde, “Akhisar” yok…

    Soma Maden Şehitliği ve Anıtı, Soma Turgutalp Şehitliği Restorasyonu, Ulutepe Peyzaj Düzenlemesi, Bülent Koşmaz Otoparkı ve Parkı, Şehirlerarası Otobüs Terminali, Salihli Dur-Geç Köprüleri, Sarıgöl Mimar Sinan Parkı ve Çocuk Kulübü, Halil Onultmak ve Mümin Özkasap Spor Tesisleri Yenilemeleri, Haydi Kadınlar Manisa’ya Projesi, Yarhasanlar Otoparkı Yenilemesi, Kula Bülent Ecevit ve Alaşehir Engelsiz Parkı projeleri, Gülgün Hatun Hamamı Restorasyonu, Selendi Belediye Kompleksi, Selendi Çampınar Köprüsü, Sarıgöl Mimar Sinan Parkı Çevre Düzenlemesi, Salihli Kavşak Projesi, Salihli Spor Salonu ve Kapalı Yüzme Havuzu,  Soma Yavuz Selim Caddesi Yapımı, Alaşehir Kenan Evren Parkı, Alaşehir Sarıkız Kavşak Projesi, Kula Ali Kutlu Evi Restorasyon Projesi, Sarıgöl Siteler Parkı, Turgutlu eski Belediye Binası, Kula Beyler Evi Restorasyonu, Kula Jeopark Projesi, Kula Tabduk Emre ve Yunus Emre Caddeleri Yol ve Kaldırım Düzenlemesi, Turgutlu Otopark, Pazaryeri ve Yeni Yaşam Alanları, Manisa Merkez, Turgutlu, Gördes, Soma Atık Su Arıtma Tesisleri, 560 Araçlık Tam Otomasyonlu Otopark, Kültür sitesi altı otopark tadilatı, Oda ve Dernek İş Kuleleri, Manisa Cafe, Soma Bölgesel Isıtma Sistemi, Manisa BŞB Futbol ve Voleybol Spor Kulüpleri, ÜZÜMÇO, Fatih Nikah Salonu’na Sergi Salonu Düzenlemesi, Manisa Prime, Hafsa Sultan Kentsel Dönüşüm, Turgut Özal Mahallesi Kentsel Dönüşüm, Demirci Menderes Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi, Demirci Kapalı Otopark ve Meydan Düzenlemesi, Salihli Yeraltı Otoparkı, Pazaryeri ve Bedesten Çarşısı Projesi, Gördes Şehit Makbule Hanım Parkı Kent Meydanı, Kula Tabduk Emre Türbesi Çevresi Meydan Düzenlemesi, Kula Mevlana Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi, Kula Akgün 41 Ada 7 Parsel Restorasyon Yapımı, Selendi Kapalı Otopark, Pazaryeri ve Meydan Projesi, Alaşehir Klasik Türk Evi Restorasyonu, Sarıgöl Yol, Meydan ve Tretuvar Düzenlemesi, Sarıgöl Alaşehir Caddesi, Alaşehir Gençlik Merkezi, Alaşehir Oto Terminali, Turgutlu Ovacık Doğal Gençlik Kampı, Turgutlu Spor Salonu ve Kapalı Yüzme Havuzu, Turgutlu Irlamaz Vadisi Peyzaj Projesi, Ali Rıza Çevik İlköğretim Okulu ve Yeraltı Otoparkı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası, Sarıgöl Gençlik Merkezi, Kapalı Otopark ve Pazaryeri, Kent Meydanı, Gördes Yer altı Otoparkı ve Pazaryeri Projesi, Selendi Gençlik Merkezi, Selendi Kent Meydanı, Köprübaşı Meydan ve Otopark Projesi, Gölmarmara Levent Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi, Selendi Mehmet Akif Ersoy Caddesi ve Kemal Davulcu Caddesi Yol ve Tretuvar Düzenlemesi, Selendi Köy Meydanı Toplanma ve tören alanı yapılması, Soma İstasyon Meydanı Park Alanı, Karaköy Cumhuriyet Anadolu Lisesi Karşısı Park Alanı, Köprübaşı Özcan Akçiçek Parkı ve Çocuk Kulübü Projesi, Ahmetli Çayı Çevresi Peyzaj Projesi, Gölmarmara Halime Hatun Kervansaray Projesi, Karaçay Peyzaj, Sümerpark Projesi, Ulu Cami Restorasyonu ve CBÜ Kampüs Yolu Yapımı…

    Her biri ayrı ayrı “takdire şayan” hizmetler…

    Ben yazarken yoruldum, siz okumaktan yorulursunuz da bir tek “Akhisar” ismini göremezsiniz bu hizmetler arasında…

    Turgutlu, Alaşehir, Saruhanlı ve Ahmetli ilçelerine planlanan 5 kavşağın onayı Karayolları Genel Müdürlüğü’nden çıkmış bile…

    Bu ilçelerdeki ölümlü kazaların önüne geçmeyi ve trafiği rahatlatmayı amaç edinmişler.

    “Takdir ederim” fakat kavşak yapılacak ilçeler arasında “Akhisar” yok!…

    Çünkü şehrin içinde 10 trafik ışığı olan Akhisar’da batar geçiş ve köprülü kavşak ihtiyacı yok!

    Çünkü yıllardan beri trafiğe hiç kurban vermedik, trafik hiç kilitlenmedi…

    Çünkü Akhisar’a Hayvan Barınağı yapacaklar.

    Çünkü Akhisar’a Gıda Bankası yapacaklar.

    Çünkü Akhisar’a asfalt atıp fotoğraf çekilecekler.

    Çünkü Akhisar her zaman üvey evlat!

    Ne derdi var iki belediyenin bilmiyoruz ama, Akhisarlılar Manisa Belediye Başkanı Cengiz Ergün ile, Akhisar Belediye Başkanı Salih Hızlı’nın aynı masaya oturup, Akhisar’ın “ciddi ve öncelikli” sorunlarına da çözüm aramalarını can-ı gönülden istiyor…

    Akhisarlılar “kimden gelirse gelsin” sadece “hizmet” bekliyor…

    hakan-kesiciler

  • in

    Rezilsin Akhisar!

    Sert bir başlık atıyorum sana bugün.

    İyi hissettirmiyorsun çünkü son zamanlarda bana kendimi.

    Seni içime bir türlü sindiremiyorum Akhisar. Keyfimi kaçıran da sensin, içimi acıtan da.

    Nerenden tutsam elimde kaldın. Bildiğin tembel, pasaklı, sevimsiz bir öğrenci misali sınıfta kaldın.

    Rezilsin, rezil durumdasın…

    Yağmurda açılan tüm caddelerindeki çukurlar sayesinde arabamın jantlarını da yamultan sensin, hava kirliliğinle nefes alma özgürlüğümü kısıtlayan da, hasta eden de…

    Şehir içi trafiğini alt üst eden uygulamalarınla da, çözemediğin şehirlerarası trafiğinle de kabul edilir gibi değilsin.

    Çevre yolu yaparsın, yolların ortasında lağım kapakların kot farkından 5-10 cm havadadır bilmezsin, görmezsin, görmezden gelirsin.

    Otopark çözümü getirdiğini zannedersin, Tahir Ün Caddesi trafiğini alt üst edersin.

    Sokakları delersin, “hizmet getiriyorum” dersin, açtığın delikleri bile örtmeyi beceremezsin, hizmeti de başka bahara ertelersin.

    Beceriksizsin Akhisar…

    “Sigara Fabrikası” arazini yıllar geçer hâla adam akıllı değerlendiremezsin.

    “Gençlik Merkezi” inşaatını, “Stadyumu”, “mahalle konaklarını” bir yere kadar yapar, adam akıllı faaliyete geçirmeyi beceremezsin.

    Bir yağmur ya da kar yağışı görmeyesin, dolar taşarsın sokak sokak toz, toprak, çamur…

    Müzeler, kazılar yaparsın da turisti çekmeyi bırak, tutmayı bile bilmezsin.

    İşin gücün satmaktır. Belediyende ne kaldıysa arsa, bağ, bahçe, zeytinlik satarsın Akhisar.

    Üretmeyi bilmezsin, yaratıcılıktan uzaksın, karanlıksın, soğuksun, yurdumun tam kalbinde olduğunu sanırken, silik bir köşesisin aslında.

    Üst geçitlerin vardır insanların nadiren geçtiği yerlerinde, mantıksızsın.

    Trafik ışıkların vardır yeşil dalgadan haberi bile olmayan, çağ dışısın.

    Ülkenin neredeyse tüm sofralık zeytinini üretirim diye böbürlenirsin de, “katma değerli ürün” üreten bir elin beş parmağını geçmez ihracat yapan firman vardır senin Akhisar.

    Tonlarca mahsulünü diğer il ve ilçelere kaptırırsın, markalaşamaz ama markalaştırırsın.

    Yemeğin tamam güzeldir, zeytinin tamam birtanedir, keşkeğin parmak ısırtır keza, katmer desen senden iyisi yok, köfte zaten tartışmaya açık bile değil, kahven güzel, helvan yenilesi, tavuğun çıtır çıtır, yumurtan en sarısından, bozan katkısız, dondurman en doğalı, söğüşçün lezzet harikasıdır da, kimlere anlatabildin bu değerlerini içindeki insanlarından başka?

    Rezilsin Akhisar. Bugün gözüme görünme!

    Hakkını bile aramadığın halde ağladın durdun hep kim hakkında bir şeyler söylese.

    Parmağınla gösterdin herkesi, sebepler yaratıp arkalarına sığındın. Öteledin, ötekileştirdin herşeyi, herkesi.

    Sonuçta hiç bir şey hissettirmiyorsun bana.

    Hissettiremiyorsun.

    Nasıl bir his var içimde biliyor musun?

    Bırakıp gidilemeyen, sahip çıkılması gereken kimsesiz bir evlat gibisin, tüm ebeveynlerine hıyanet içindesin.

    Ne zaman mı affederim seni?

    Kendine çeki düzen verdiğin zaman…

    hakan-kesiciler

     

    rezilsinakhisar

  • in

    Akhisar OSB Kavşakları Sinyal Veriyor!

    Akhisar Organize Sanayi Bölgesi her geçen gün daha da güzelleşmeye başladı. Onlarca fabrika yatırımı ile ortalama 3.000 kişiye istihdam sağlayan Akhisar OSB, artık araç sirkülasyonunun artış gösterdiği bir nevi şehre dönüşmüş durumda.

    1991 yılında projelendirip temelleri atılan Organize Sanayi Bölgemizin bugünkü koşullarda giriş-çıkış kapıları, cadde genişlikleri yolların zemin yapıları kapasitesini neredeyse doldurmak üzere. Tonajları ağır araçların her gün girip çıktığı caddelerdeki kilit taşlar deforme olmuş, fabrika sahiplerini, çalışanları, ziyaretçileri yaz-kış çamurun, tozun ve toprağın içine mahkum etmekte. Araçlar yıpranıyor, insanlar toz yutuyor.

    Bunca güzelliğinin yanında araç trafiğinin de artış göstermesi, kavşaklardaki kazaların her gün daha fazla yaşanır hale gelmesine zemin hazırlamaya başladı. 3-4 kazaya bizzat kendim şahit oldum. Hiçbir trafik önleminin olmadığı Akhisar OSB kavşaklarında, araçlar kendi seyir halinde oldukları yolları ana caddeymiş te diğer yollar tali yolmuş gibi görüp süratli bir şekilde karşıdan karşıya geçmektedir. Gün içinde şahit olmadığım kim bilir kaç çarpışma daha yaşanıyordur…

    Bağlantı yollarının, caddelerin, kavşakların acilen ışıklandırılması, hız yavaşlatıcı tümsek uygulamalarının yapılması, reflektör ve trafik işaretleri ile donatılması gerekliliğine dikkat çekmek istiyorum. Bugüne kadar belki sadece hasarlarla atlatılan trafik kazaları, önümüzdeki günlerde bir can kaybına ya da yaralanmalara sebebiyet vermeden bu konuya bir çözüm üretilmesi gerekmektedir. Umarım yetkililer bir an önce çözüm üretip bu konularda iyileştirme yapabilmek için adımlar atacaklardır.

    OSB caddelerinden birindeki kanalizasyon boyunca demir bariyerlerin takılmış olması, Akhisar OSB Yönetiminin bu konuda hassas olduklarının bir göstergesidir aslında.

    Amacım bağcıyı dövmek değil, üzüm yiyebilmek…
    Kimse üzülmeden bir şeylerin yapılması için konuyu ilgili mercilere seslendirebilmek…

    Konuyla ilgili bir gelişme olursa yine paylaşacağım buradan…

    Her şey daha güzel ve yaşanılır bir Akhisar için…

    hakan-kesiciler

  • in

    Çınar, Okul, Hatıralar, Baraj, Çöplük, Taş Ocağı…

    Uzun zamandır yazmıyorum.
    Neyi yazayım Akhisar için?
    Hangisini? Hangilerini?
    Üzüntüm çok içten bu aralar…
    Nereye gitsem bir acı kaplıyor her yanımı.

    ***

    Bent Gölü’ndeki yüzyıllık çınarları, kocaman çam ağaçlarını bir bir kesiyorlar…
    Baraj yapacaklarmış.
    Hatıraların üzerine baraj yapılır mı?…

    ***

    Akhisar Lisesi’ni yerle bir ediyorlar…
    50 yıldan fazladır 15.000’den fazla “insan” yetiştirmiş bir bahçeye,
    En kötüsü de,
    Hatıraların tam da üzerine,
    moloz yığını dökülür mü?…

    ***

    Neyi yazayım ki şimdi ben?
    Karahöyük Dağı’nın doğu yamacını 90’lı yıllardan bu yana,
    “Taş Ocağı” adı altında dinamitleyip kamyon kamyon çekmediler mi tanrının insanlığa olan mirasını?
    Karahöyük’ün tam ortasındaki “laka” denilen güzelim ovayı yok etme noktasına kadar da gelmedi mi?…
    Güzelliklerini değerlendirmeyi başaramadıkları yetmemiş gibi, bir de bertaraf ederek katletmediler mi doğayı, toprağı, doğal yaşamı?…

    ***

    Kayalıoğlu Kasabası alarm veriyor…
    Dağın yamacında, yerleşime sadece 1330 metre uzaklıkta kurulmuş kasabanın çöplüğü…
    Çöplüğün dört bir yanı sofralarımızda keyifle yediğimiz vatandaşın zeytin ağaçlarıyla dolu…
    Çöplük her gün yanıyor…
    Duman dumana ortalık…
    Ağır bir koku salıyor…
    Sağlığı her geçen gün daha fazla tehdit ediyor…
    Kimyasal maddeler de buraya dökülür olmuş…
    İtfaiye sürekli gidip söndürmeye çalışarak hizmet verdiğini düşünüyor…
    Ama sönmüyor ve yanmaya da devam edecek…
    Yağmurlar da başlar yakında…
    Zehir saçan çöplüğün atıkları da toprağa karışır…
    Yenir çevresindeki zeytin ağaçlarının zeytini sofralarda…
    Sen yer misin ey yönetici o zeytinlerden?
    Kalıcı çözüm arayanlarınız nerede?…
    Zehirleniyoruz… Haberiniz var mı?…

    ***

    Dedim ya, uzun zamandır yazmıyorum diye.
    Neyi yazayım? Hangisini? Hangilerini?…
    Yanan bir çöplük falan değil, içimiz yanıyor…
    Bizlere bir şey olmaz deriz de, geçmişimiz, geleceğimiz yanıyor…
    Soruyorum hepinize,
    Hangi baraj suyu söndürür şimdi bu yangınları?…
    hakan-kesiciler

     

    tas-ocagi-2015 tas-ocagi-2005 harita kayalioglu-copluk (2) kayalioglu-copluk (1) kayalioglu-copluk (3) kayalioglu-copluk (4) çöp harita lise (3) lise1 lise (1) lise2 lise (2)

  • in

    Akhisar Demiryolu Direkleri

    DSC_0656Bu ara sürekli seyahat ediyorum.

    Birkaç ay önce İstanbul – İzmir yolu üzerinde ilerlerken Akhisar Demiryoluna yeni sinyalizasyon direklerinin dikildiğini görüyordum. Direklerin neden dikildiğini tam öğrenmeden bu yazıyı yazmak uygun olmayacaktı.

    Yeni direklerin dikildiğini görünce 3-4 ay önce basında sıkça çıkan haberler aklıma gelmişti.

    Mart ayında yerel ve ulusal basından takip ettiğimiz bilgiler doğrultusunda, AKP Manisa Milletvekili Uğur Aydemir; Akhisar Şehir Merkezinden geçmekte olan Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın şehir dışına alınma projesinin hızla devam ettiğini vurgulamıştı. Ayrıca Tren yolunun şehir dışına alınmasının ardından Demiryolu geçitlerinin tarihe karışacağını da dile getirmişti. Şehri ikiye bölen demir yolunun kalkması ile, bir asırdan fazladır bölünmüş iki parça halinde görünen Akhisar’ın artık bütün bir şehir olacağını ifade etmişti.

    Bu haber, şahsımı olduğu kadar tüm Akhisar’lıları da sevindirmişti. 1800’lü yıllarda Fransızlar tarafından yapılan asırlık demiryolunun artık Akhisar’ı bölmesini istermiyorduk…

    Fakat demiryolunun Kayalıoğlu Kasabası’ndan Medar Kasabasına kadar olan, şehrin içinden geçen bölümünü kapsayan güzergâhta, elektrikli tren altyapısına benzeyen yeni sinyalizasyon direklerin dikilmesi, Akhisar’lıların kafasında soru işaretleri yaratmıştı.

    Akhisar’lılar yine mi hüsrana uğrayacaktı?

    Yoksa tren yolu şehir dışına alınmayacak mıydı?

    Tüm bu sorulara yanıt ararken, okurlarımı yanlış bilgilendirmek yerine Milletvekilimiz Uğur Aydemir’e elektronik posta ile ulaşıp bu soruların yanıtlarını kendisinden öğrenmeyi tercih ettim.

    Manisa Milletvekilimiz Sayın Uğur Aydemir bugün telefonla beni aradı.

    15 dakikaya yakın süren telefon görüşmemizde hepimizin merak ettiği sorularımı yanıtladı.

    Kendisine paylaştığı bilgiler için teşekkür ederim.

    Manisa Milletvekilimiz Uğur Aydemir’in konuyla ilgili verdiği bilgiler şöyle;

    [box type=”shadow” align=”” class=”” width=””]

    ugur-aydemirDevlet tarafından yaptırılacak işler, hepimizin bildiği üzere ihaleler ve sözleşmeler kapsamında hayata geçiriliyor. Burada iki ayrı projenin birbiriyle kesiştiği bir noktadan bahsediyoruz.

    Birinci proje, “Tren Hattı Sinyalizasyon Direklerinin Devreye Alınması”

    İkinci proje ise “Akhisar Tren Hattının Şehir Dışından Geçirilmesi”

    Birinci projenin ihalesi 2011 yılında tamamlandı. Ve bu ihalenin sözleşmesi kapsamında, ihaleyi alan firmanın devletten parasını alabilmesi için tüm süreci bitirip işi teslim etmesi gerekiyordu. Sürecin sağlıklı işleyebilmesi ve firmanın ödemesini alabilmesi için iki taraf arasında yapılan sözleşmedeki tüm maddeler uygulanmak zorundadır. Şu anda bu hat üzerinde dikilen direkler 2011 yılında yapılan ihaleye dahil olan hizmettir. Firma üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş, tüm direkleri dikerek ihalenin şartlarını sağlamıştır.

    İkinci proje olan “Tren Hattının şehir dışına alınması” konusu ise, 2014 yılında yapılan hat taşıma ihalesine dahil olan bir anlaşmadır. Bu taşıma projesi, Akhisar’lıların talepleri doğrultusunda bizlerin yaptığı girişimlerle devreye alınmıştır. Şehir dışından geçecek olan hattın inşaat işleri tüm hızıyla devam etmektedir. Hat hazır hale geldiğinde mevcut hat üzerine dikilen direkler herhangi bir maliyet yaratılmadan “hat söküm işlemleri” sırasında sökülüp yeni hatta kullanılacak. Yeni hatta aktarımı yapılacak 40 ya da 50 direk söz konusu. Söz verdiğimiz gibi tüm çalışmaları yakından takip ediyoruz. En kısa zamanda bu hattı tamamlayıp Akhisar’ı ortadan ikiye bölük bir şehir olmaktan kurtaracağız.

    Hat kaldırıldıktan sonra ortaya çıkacak alanın, Akhisarlıların faydasına olacak şekilde, halkın talepleri doğrultusunda değerlendirileceğini şimdiden ifade edelim.

    [/box]

    Sanırım vekilimizin yaptığı bu açıklamadan sonra geriye sadece hattın kaldırılacağı günü beklemek kalıyor…

    hakan-kesiciler

  • in

    Yine Akhisar’a Küfür Ettiler!

    Dün yine aynı yolu kullandım her zamanki gibi.

    D565 kod adlı İzmir-İstanbul Karayolu tam da ortasından geçiyor Akhisar’ın.

    Bu şehri tanıtmak için bulunmaz nimet…

    Ama dün yine yanımda seyreden aracın camları yarıya kadar inince, küfür etmeye başladı bir vatandaş…

    Hiç duymadığım şeyler sarf ediyordu. Müziğin sesini biraz kısıp kulak vermeye çalıştım.

    “Böyle trafik olmaz! İstanbul mu burası? 45 dakikadır 1 km ilerleyemedik. Yazıklar olsun! Akhisar’dan illallah ettim. Her yaz aynı çile. Şuradaki iki-üç ışığı çözemeyecek kadar aciz mi bu kent!”

    gibi cümleleri seçebildim tüm sayıp sövdüklerinin arasından…

    Bu sözleri işittiğim yer tam da Akhisar Meteoroloji İstasyonu’nun önüydü.

    Direksiyonu hafif sola kırıp önümüzdeki araçları saymaya çalıştım bir anda.

    Acaba adam haklı mıydı? Gerçekten her yaz, her gün böyle miydi D565 Akhisar Karayolu?

    23 dakika geçmişti ışıklara vardığımda…

    Bir polis aracı sağda bekliyor ama görevli memurların neden aracın içinde oturup durduklarını anlamaya çalışırken yeşil yandı…

    Benle birlikte sağımdaki o her haliyle kan ter içinde kalmış adam bu çileden kurtuluşumuzu kutlarcasına yükleniyorduk gaz pedalına…

    20-30 saniye geçmedi ki bir trafik ışığı ve bir trafik ışığı daha…

    Hemen bir yolunu bulup attım kendimi şehrin içine doğru…

    Yaz aylarında 25 Milyona yakın insanın seyahat ettiği D565 İzmir-İstanbul Karayolu’nda anladım ki dün yine Akhisar’a küfretmişlerdi…

    Eve vardığımda sosyal medyada seyahatlerinin Akhisar geçişi ile ilgili yolcuların ve şoförlerin sayıp sövdüklerini de görünce utanıp telefonu elimden bıraktım…

    Her yaz olduğu gibi bu yaz da yine Akhisar’a küfrediyorlardı ve ben bunu kaldıramıyordum…

    Sonra düşündüm de, yıllardır bu sorunu göremeyen, aynı karayolunu defalarca kullanan Akhisarlı yöneticilerin  bizim bilmediğimiz bir geçiş üstünlüğü mü vardı?

    Haydi Akhisar! İsteyince neler yaparsın!

    Kendini bu caddeyi kullanan misafirlere iyi tanıt, küfür de ettirme!…

    hakan-kesiciler

  • in

    Tahir Ün Caddesi’nde Tarihi Eser Bulundu!

    Gözümüz aydın!

    Artık sadece Tepe Mezarı ile yetinmeyeceğiz.

    akhisar-tarihi-eser-1Bu yazımda Akhisar’ı ziyarete gelen turistlere gösterebileceğimiz birbirinden değerli eserleri gün yüzüne çıkarıyorum.

    İlk kez ve sadece benden öğreneceksiniz.

    Belki ilk kez dikkat edecek, ilk kez gidip dokunmak isteyeceksiniz bu tarih kokan pas içindeki değerlere…

    Yer : Tahir Ün Caddesi. Şehrin tam da göbeği…

    Cadde boyunca yükselen elektrik direklerinin, araştırmacılara göre ortalama 30-35 yaşlarında olduğu varsayılıyor.

    Daha önce hiçbir tarihçi bu eserleri keşfetmemiş olsa gerek…

    Bazı direklerin değerli metalleri halkın gözüne batmasın diye önlemler bile alınmış. Betonlarla sıvamaya çalışmışlar ama nafile. Ben buldum ve gün yüzüne çıkarıyorum. Saklamaya gerek yok arkadaş…

    akhisar-tarihi-eserÇoğu direğin içi öyle güzel ki, birileri bir gün söker de arkasından çok ağlarım diye korkuyorum.

    Şimdi sorsan bir bilene, “tarihi eser” bunlar ya, sit alanıdır her direğin metrekaresi…

    Aman siz sadece yazımı okuyun, bir yerlerde falan paylaşmayın!

    Belli mi olur gelir birileri şehri modernleştirmeye çalışır, direkleri söküverir, sekiz on direklik tarihimizi de elimizden alıverirler….

    Bu direkler yarın öbür gün eğrilir, büğrülür de halkın başına değerse diye korkuyorum.

    Yine söküverirler direkleri…

    Ama neyse ki şanslıyız…

    Şimdi sorsan, kim sökecek ki direkleri? 🙂

    Bu caddeler şimdi kim bilir kimin?

    Sor bir bilene der ki, Akhisar Belediyesi’nin. Bir başkası da der yoook Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin… 🙂

    Aman dostlar sakın paylaşmayın bu yazdıklarımı bir yerlerde.

    Vallahi sökerler “35 yıllık” direklerimizi…

    Sekiz on direklik tarihimiz de gidiverirse, düşünsenize halimizi…

    hakan-kesiciler

     

     

  • in

    Ziya Tepeci Akhisar’ı Anlatıyor! (3. Bölüm)

    Ziya Tepeci’nin Akhisar ile ilgili anılarını 1. Bölüm ve 2. Bölüm olarak yayınlamıştık. Devamı olan son bölümü yukarıda izleyebilirsiniz.

    Akhisar tarihiyle ilgili ilginizi çekebilecek tüm ayrıntıların olduğu bu video dizisi burada son bulmuş oluyor.

    Yakında yeni arşiv videoları ile Akhisar’ı tanımaya devam edeceğiz.

    Keyifli seyirler…

    hakan-kesiciler

  • in

    Akhisar’ın Bölgesel Otoparkı! (2024)

    bolgesel-park-1Geçen gün yine Tahir Ün Caddesinde yürüyorum.

    Her yer şıkır şıkır, gençler, çoluk çocuk herkes caddenin keyfini çıkarıyor…

    Kafamdaki sorulara yanıt ararken gözüm sağdaki yeni yapılan Otoparka takılıverdi.

    O ne güzel bir bina tasarımıydı…

    Karşı kaldırımdan beni etkileyen binayı daha yakından incelemek, detaylı bilgi sahibi olmak istedim o an.

    Hemen koşar adımlarla yaklaştım giriş kapısına doğru. Kapıda duran genç, temiz ve tertipli giyimiyle güler yüzlü bir beyefendi karşıladı beni.

    Hayırlısı olsun” dedim. “Nedir abi burası böyle? Ne güzel bir bina. Sizin mi?

    Yüzüne temiz bir gülümseme yükleyen genç adam, sakin bir ses tonuyla anlatmaya başladı.

    [box type=”shadow” align=”” class=”” width=””]

    2021 yılıydı. Akhisarlılar, yeni seçilen genç belediye başkanına güne artık araçların çıkardığı zararlı gazlarla uyanmak istemediğini, Milli Egemenlik Meydanı’na toplanarak net bir şekilde ifade ettiler.

    Yasalar çerçevesinde yapılan eylemde; derneklerden, odalara, kooperatiflerden, siyasi partilere, vakıflardan, STK’lara kadar tüm Akhisarlıların bir araya gelmesi büyük yankı uyandırmıştı.

    Akhisarlıların sesine kulak veren genç belediye başkanı ve belediye meclis üyeleri derhal bir toplantı düzenleyerek “Yaşanabilir Akhisar Projesi”ni hayata geçirmek üzere kolları sıvadılar. 

    Hemen Çevre Mühendisleri, İnşaat Mühendisleri, Mülki daire amirleri, ilçe yönetiminde sözü geçen tüm kuruluşların temsilcileri ile hızlı görüşmeler gerçekleştirilerek, proje alanı belirlenip prosedür kısımları birlikteliğin sağladığı gücün etkisiyle kolayca aşılmıştı.

    Proje oldukça detaylı hazırlanmış, birbirine entegre bir çok yan projelerin de hayata geçmesinde öncülük yapmıştır.

    bolgesel-park-akhisarProje alanı olarak belirlenen yer 2015 yılında Hükümet Konağı, Merkez Karakol Binası, Akhisar Vergi Dairesi Binasının bulunduğu 4200 metrekarelik şehrin tam ortasında yer alan devlete ait parseldi.

    İlk etapta uygulama alanı üzerinde bulunan 3 ana binanın yenilerinin yapılması şarttı.

    Akhisarlıların da katkılarıyla 2023 yılında Atatürk Mahallesinde bulunan Askeri Lojmanların bahçesine modern bir Hükümet Konağı ve Vergi Dairesi yapıldı. Merkez Polis Karakolu, yapılan yeni otopark projesinin zemin katına dahil edilerek entegre alan kazanımı sağlanmış olundu. Bakın biraz ilerde, binamızın köşesinde yer alan karakoldan bahsediyorum. Dilerseniz oraya da uğrayın, bir çay için. Karakolu gördüğünüzde kendinizi otelde zannedebilirsiniz. O kadar çok emek verildi.

    Tabi çevreciler ve muhalif kesimler yıkım işlemlerinde gelip yapılan çalışmaya engel olmaya çalıştılar. Genç belediye başkanı halkın içine girip bu projede hiçbir ağaca ya da canlıya zarar vermeden sonuç almak istediklerini açıklayarak Akhisar’lıların takdirini kazandı. Onlara alttaki fotoğrafı göstererek, “Bizim şu an yapmaya çalıştığımız kalıcı projeler, bu şehrin geleceğine yapılan yatırımlardır. Keşke bu fotoğraftaki Hükümet Konağı binasını koruyabilseydik te buraya böyle bir proje uygulamayı bile düşünmeseydik… Buradaki bu eski ve ekonomik ömrünü doldurmuş binaların Akhisar’ın imajını zedeleyen yapılar olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bugün yapımına başladığımız otopark projemiz, “Yaşanabilir Akhisar Projesi”nin sadece bir ayağı. Projenin diğer ayaklarını da değerlendirmek üzere hepinizi belediyemizdeki meclis salonumuza bekliyorum.” diye açıklama yapıp halkı detaylı olarak bilgilendirerek projenin ne kadar gerekli ve uygulanabilir olduğunu ifade etmişti. 

    eski-hukumet-konagi-akhisar

    Bu binalar yapılır yapılmaz eski binaların yıkım işlemlerine başlanıp, uygulama alanında bulunan tüm ağaç ve çiçekler özel olarak getirilen teknolojik bir araç ile özenle sökülerek “Hüsnü Kahraman Gölet ve Kültür Parkı”nda uygun alanlara dikilerek takibe alındılar.

    bolgesel-park-3Şu anda burada gördüğünüz bu 7 katlı otopark, 1200 otomobil kapasitesine sahip. Bunun 60 adedi engelli otoparkı olarak ayrılmış durumda. Ayrıca tüm bina akıllı aydınlatma ve boş – dolu park yeri bildirim ışıklarıyla donatılmıştır.

    Bu binanın en özel yanı ise, zemin katında hiç otomobil park alanı olmaması. Zemin kat, yapılan temel çalışmasında ortaya çıkan eski Akhisar tarihi eserlerinin cam platformların üzerinden ziyaret edilebilmesi üzerine tasarlandı. Akhisar’a gelen turistler zemin kattaki yürüyüş parkurunu kullanarak, detayları ortaya çıkarılmış tarihi kalıntıları gezip, Akhisar Tarihi hakkında bilgi edinebiliyor. Bu uygulama ilk olarak Avrupa’da yapılmıştı. Türkiye’de henüz ilk kez burada uygulanmış durumda. Bu sayede sit alanı olan bu parsel üzerine inşaat izni çıkarılabildi…

    [/box]

    +Buyrun lütfen şöyle, zamanınız varsa ayakta kalmayın. Çok tuttum sizi ama projenin ortaya çıkardığı yan faydalardan da bahsetmek istiyorum.

    +Çay içer misiniz?

    -Tabi.

    [box type=”shadow” align=”” class=”” width=””]

    bolgesel-park-akhisar-1Örneğin Tahir Ün Caddesi ve 19 Sokaktaki toplam otomobil park alanı 200-220 civarındaydı. Bölgesel Park İnşaatı biter bitmez projenin ikinci etabı, bu 2 caddeyi trafiğe kapatmak oldu. Otoparka kadar olan ana arterlerden araçların girişi ve çıkışı için trafik yönlendirme levhaları yeniden yapılandırıldı. Tahir Ün Caddesi’nde ve 19 Sokak üzerinde yapılan zemin ve aydınlatma yenilemesinin ardından, her 100 metrede bir küçük efekt havuzları oluşturularak, etrafına oturma grupları ve ağaçlandırmalar uygulanıp modern bir hale getirildi. 2015’li yıllarda hava kararır kararmaz hayatın bittiği bu caddeler, günümüz 2024 yılında yaz-kış gece geç saatlere kadar yürüyüş yapan insanlarla doldu. Şehir artık daha hareketli. Ekonomi can bulmuş durumda. Bundan yıllar önce diğer sokaklardan farksız olan şu şehrin göbeğindeki caddelere, bugün herkes “Akhisar’ın İstiklal Caddeleri” demeye başladılar… Sonrasında birçok uygun cadde de trafiğe kapatılarak proje geliştirilmeye devam etti.

    bolgesel-park-akhisar-2Trafik keşmekeşi bitmekle kalmadı, Akhisar’da yapılan hava ölçümlerinde emisyon değerleri oldukça düşük seviyelere gerilemiş oldu. Akhisar artık “Türkiye’nin En Yaşanılır Şehirleri” listesinde yer alıyor…

    Yıllar önce bu caddelerden daha arabandan inmene fırsat bulamadan ön camınıza bir kağıt iliştirip 2 TL borçlandırıverirlerdi sizleri bilirsiniz. Yetmezdi her saat başı 2’şer liralar birikir, ay başında yüzlerce lira ödeme yapardık. Artık o günler geride kaldı. Akhisar Bölgesel Otoparkı, tamamen mantık üzerine kurulu bir sisteme sahip. Her yıl ilçede kayıtlı aktif otomobil sayısı dikkate alınarak, “ortak ödeme sistemi” adı altında belirlenen cüzi bir bedel üzerinden, Akhisar’a kayıtlı otomobil sahiplerine yılda bir ödeme yapmak koşuluyla ParkKart tahsis ediliyor. Diğer araçlar da kademeli saat ücretleri ile otoparktan faydalanabiliyor…

    Sistemi de şöyle anlatayım;

    Akhisar’da kayıtlı aktif otomobil sayısı 30.000 olsun.

    Bu otomobillerden şehir merkezini çok kullanan ve kart almak isteyen vatandaş sayısı 15.000 farz edelim.

    15.000 otomobil için belirlenen ücret yıllık 250 TL.

    250 x 15.000 = 3.750.000 TL yıllık geliri olan bir bölgesel otopark burası…

    Bu otopark  ve buradan taşınan Hükümet Konağı ve Vergi Dairesi toplam 25 Milyon TL’ye mal edildi.

    Demek oluyor ki bu proje ve yeni yapılan diğer resmi binalar kendini ortalama 7-8 yıl gibi bir sürede amorti etmiş olacak…

    Sonrasında da Akhisar’ın yıllık en az 3.750.000 TL gelir getiren bir kaynağına dönüşecek…

    Bu gelir ile neler yapılabileceğini siz hayal edin…

    Hem Akhisarlılar otopark derdinden kurtulup yürümeye başladı, hem de temiz bir havaya kavuştuk.

    [/box]

    +Başka bir şey alır mısınız bu arada? Çayınızı soğuttunuz.

    – Yok… Yok yok. Teşekkürler…
    Ben biraz daha yürüyeceğim bu sokaklarda…
    Bu güzellikleri, bu kenti böyle kim bilir belki rüyalarımda görürüm…

    hakan-kesiciler

Daha Fazla Yükle
Tebrik ederiz. İnternetin sonuna geldiniz. :)